Yazan: İhsan YENİÇERİ
Bu yazı biraz rötarlı da olsa sonunda sizlerle! Geçtiğimiz sene, deneyimlediğim kutu oyunları açısından benim için oldukça verimli bir seneydi. Ancak aralarından bir tanesi, benim nazarımda tüm rakiplerini sollayıp geçmeyi başardı: Thunder Road: Vendetta.
Bunun için birden fazla sebebim var. Thunder Road: Vendetta sadece harika tasarlanmış bir yarış oyunu değil, aynı zamanda muazzam bir nostaljik tecrübe. "Daha önce duymadığım bir kutu oyunu markası nasıl bir nostalji yaşatabilir?" derseniz, çocukken oynadığımız efsanevi video oyunlarına göz atmamız gerekiyor.
Kemerinizi bağlayın ve sıkı tutunun, çünkü geri vitese takıp 2000'li yılların başlarına gidiyoruz. Arcade yarış oyunlarının altın çağında, gerçekçiliği bir kenara bırakıp tamamen çılgın bir eğlence sunan oyunlar modaydı. Flatout 2, Rumble Racing ve Burnout 3 gibi sadece yarışmayı değil, rakipleri yok edip elemeyi amaçlayan yapımları hatırlarsınız. Çocukluğumda bu oyunlardan aldığım keyfi tarif etmesi zor, unutması ise imkansız.
İşte Thunder Road: Vendetta, o efsanevi oyunların masa başındaki ruhani devamı niteliğinde. Günümüzde büyük firmaların unuttuğu veya simülasyona çevirdiği bu saf kaosu, oyun konsollarının değil masanın etrafında yaşamamız için tasarlandığını söyleyebilirim. Yarışa hazırsanız oynanışa geçelim!
Thunder Road: Vendetta Nasıl Oynanır?
Oyunda temel olarak iki farklı kazanma koşulumuz var: Ya yarışı ilk bitiren olacaksınız ya da hayatta kalan son oyuncu!
Her oyuncunun yönettiği 3 farklı boyutta (büyük, orta, küçük) arabası ve 1 adet helikopteri bulunuyor. Arabalar hareket edebilirken, helikopterler daha çok stratejik atışlar için kullanılıyor. Araç boyutlarının oyundaki kritik etkilerine birazdan değineceğim.
Zar Mekanikleri ve Aksiyonlar
Tur başlamadan önce oyuncular kendilerine ait 4 adet normal zar atıyor.
- Zarlardan üçünü, arabaları zarın değeri kadar ilerletmek için kullanıyorsunuz.
- Kalan son zarı ise aracınızın özel yeteneklerinden birini tetiklemek için ayırıyorsunuz.
Yol Şartları ve Ölümcül Tuzaklar
Asfalt yoldan gitmek size tur başında özel bir zarla belirlenen bonus bir hız kazandırıyor. Toprak yollar güvenli ama yavaşken, çamur sizi iyice yavaşlatıyor. Asfalt yollar ise hızlı olmasının yanında ciddi riskler barındırıyor. Haritayı kurarken belirli noktalara rastgele gizli tuzaklar yerleştiriyoruz. Bu tuzaklardan zararsız yağ birikintileri çıkabileceği gibi, aracınızı havaya uçuracak mayınlar veya hurda arabalar da çıkabiliyor. Riski almak tamamen size kalmış!
Silahlar, Çarpışmalar ve Hasar
Rakip arabanın tam arkasında durursanız ona ateş edip hasar verebiliyorsunuz. Araç boyutunun önemi burada devreye giriyor: Küçük arabayı vurmak zorken, büyük arabayı hedef almak çok daha kolay. Hasar alan araç rastgele bir negatif etki yiyor. İki hasar alan araç yolda kalırken, üçüncü hasarda tamamen patlayarak oyundan eleniyor.
Oyunda kendi araçlarınız dahil herkese çarpabiliyorsunuz. Çarpan araba, diğer aracın üstüne çıkıyor ve iki özel zar ile kurbanın hangi yöne savrulacağını belirliyoruz. Burada büyük aracın avantajı parlıyor: Çarpışan araçlardan en büyüğünü kim yönetiyorsa, atılan zarlardan birini değiştirme (re-roll) hakkına sahip oluyor.
Özel Yetenekler Neler?
Araçları hareket ettirmeden önce ayırdığımız o son zar ile şu yetenekleri kullanabiliyoruz:
- Nitro: Arabanın hareket mesafesine bonus ekler.
- Tamir: Hasarlı aracınızın bir derece hasarını onarır.
- Drift: Önünüzdeki aracın yanından ona çarpmadan zarifçe geçmenizi sağlar.
- Hava Saldırısı: Helikopterinizi haritada istediğiniz bir yere ışınlar ve önündeki araca saldırır. Eğer bir araç helikopterin altına girerse anında imha olur!
Araçlarınızdan biri patlarsa zarlarınız boşa gitmiyor; kalan araçlarınızı hızlandırmak için kullanabiliyorsunuz. Unutmayın, yarışı kazanmak için 3 aracınızı da kaybetmemeniz ve sadece bir aracınızın bitiş çizgisini geçmesi yeterli.
Oyun, sürekli yenilenen 5 pist parçasından oluşuyor. Yeni bir parçaya geçildiğinde en arkadaki pist siliniyor ve üzerinde kalan araçlara veda ediyoruz. Bu da oyuna harika bir "hayatta kalma" gerilimi katıyor.

Oyunun Öne Çıkan Özellikleri
Genel akışı anlattığımıza göre, oyunu neden bu kadar sevdiğimi kategorilere ayıralım:
Sınırsız Tekrar Oynanabilirlik
Oyunun standart versiyonu bile devasa bir eğlence sunuyor. Çift taraflı 5 farklı yol arazisi, rastgele çıkan tuzaklar ve zarların yarattığı kaotik kombinasyonlar sayesinde her oyun tamamen farklı bir senaryoya dönüşüyor. Ancak benim gibi oyuna bayılırsanız, kutu oyunu ek paketleri ile bu kaosu daha da büyütmek isteyeceğiniz kesin.
Göz Alıcı Görsellik ve Pratik Tasarım
Unmatched serisinden tanıdığımız Restoration Games yine şaşırtmıyor. Oyuncu panolarındaki ve yarış pistindeki o "eskimiş, paslı ve kirli" hissiyat muazzam. Thunder Road: Vendetta, eski PlayStation 2 oyun kapaklarını andıran tasarımıyla sanırım bugüne kadar en sevdiğim oyun kapağına sahip.
Parça dizaynı da çok pratik; araçlar boyutları ne olursa olsun üst üste takılabiliyor (çarpışma anlarında). Özel zarların kalitesi ve ikonların anlaşılırlığı da üst düzeyde.
Saf Kaos ve Kelebek Etkisi
Thunder Road: Vendetta'yı tek kelimeyle özetlesem o kelime kesinlikle "Kaos" olurdu. Özellikle 4 kişilik oyunlarda, o aradığımız video oyunu curcunasını masaya taşıyor.
Arabalar çarpıştığında savrulan bir araç başka bir araca çarpıp zincirleme kazalar yaratabiliyor. Hasar alan araçlardan fırlayan şarapneller, haritanın diğer ucundaki alakasız bir oyuncuya saplanabiliyor (o anki yüz ifadeleri paha biçilemez). Pistin dışına savrulduğunuzda adeta bir Son Durak filmi sahnesi gibi yaratıcı şekillerde yok olabiliyorsunuz. İleriyi tam olarak öngörememek ve bir tur sonra her şeyin tepetaklak olması, oyunun adrenalinini sürekli zirvede tutuyor.
Peki Bu "Şans" Faktörü Eğlenceli mi?
Oyun zar ağırlıklı mekanikleri sebebiyle bolca şans içeriyor. Ağır strateji ve taktik arayanlar için bu bir dezavantaj gibi görünebilir. Hasar aldığınızda tek umudunuzun o tur zarda 6 atıp aracınızı tamir etmek olduğu anlar yaşayacaksınız.
Ancak bana kalırsa, şans unsurunun kalitesi onun ne kadar eğlenceli kullanıldığıyla ölçülür. Thunder Road: Vendetta'da şans, size kahkaha ve unutulmaz anılar olarak geri dönüyor. Bu bir beyin yakma veya taktik savaşı oyunu değil; aynı koltukta yan yana oturup birbirinizin arabasını patlattığınız o nostaljik rekabete atılmış bir sevgi öpücüğü.

Thunder Road: Vendetta Alınır mı?
Uzun zamandır bir kutu oyununda bu kadar eğlenmemiştim! Derin veya çok karmaşık olmamasına rağmen beni şoka uğrattı. Kuralları öğretmesi inanılmaz kolay ve yaklaşık 1 saat gibi kısa bir sürede bitiyor. Ancak bu 1 saatin içine sayısız "plot-twist" (ters köşe) ve Mad Max filminden fırlamış bir aksiyon sığdırmayı başarıyor.
Aşırı zardan nefret eden kitleyi saymazsak, bu oyunu istisnasız herkese tavsiye edebilirim. Hobiye yeni başlayanları da, en ağır Euro-game oyuncularını da aynı kahkaha tufanında buluşturabiliyor. Öyle ki oyunun sonunda hasar gören tek şey araçlarınız değil, gülmekten ağrıyan çene kaslarınız olabilir.
Basitliğin cazibesini kusursuz çalışan tıkır tıkır bir sistemle sunan bu yapımı incelemek ve masanıza taşımak için doğrudan Thunder Road: Vendetta sayfasına göz atabilirsiniz.
Bu incelemeyi buraya kadar okuyan herkese teşekkürler. Ben İhsan Yeniçeri, başka yazılarda görüşmek üzere. Hoşça kalın efenim!








Yorum yazın
Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.